Stoch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stoch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2012

Kadıköy'de yan bakan'a "ince ayar"



Eskiden maça gider, maç sonu, içinde tribün havası da bulunan bir iki kelam eder yazmaya çalışırdım... Şimdi maçlardan sonra maç yazısı yazamıyorum artık. Çünkü 3 Temmuz ‘dan beri Fenerbahçe’nin oynadığı maçların sıradan bir lig maçından çok daha fazla olduğunu biliyor ve hep beraber görüyoruz...

Fenerbahçe’nin oynayacağı her maç öncesi mutlaka bir gündem oluşturularak futbolcuların daha da kafasının karışması bekleniyor ve her hafta Fenerbahçe’nin mücadeleden düşüp “gördünüz mü, şikeden sonra nasıl da düştüler” havasının yaratılarak, dava sürecine “delil” teşkil etmesi bekleniyor...

Volkan’ın maç sonu dediği gibi, son günlerde yüzümüz hiç gülmüyor. “İçerde” şike yaptığı tespit edilen futbolcu kalmamış, 3 Temmuz’dan bu yana süregelen toplumsal linç hergeçen gün şiddetini arttırırken bunlardan bir tanesine daha dün şahitlik ettik. 70 milyonluk bu ülkenin Bakan’ı olan bir zat, çekinmeden, sıkılmadan; “Trabzonspor’umuzun kupasını almak için ince ayarlı bir çalışma yapıyoruz” diye ortaya çıkıp söyleyebiliyor. Merak ediyorum bu sözler, “tarlaların sürülmesinden” ne kadar da masum ? Ya da, bu sözleri Aziz YILDIRIM bir telefonda başka birine söyleseydi bu da iddianamede şike tespiti olarak yer alırmıydı ???

İşte bu düşüncelerle çıkıyoruz maçlara, gerek taraftar gerekse futbolcu olarak... Tüm bunlardan sonra geliyor, Bienvenu’nun yetersizliği, Semih’in koşamıyor oluşu, Stoch’un her geçen gün artan katkısı veya Serdar’ın bu kadar narin ama o kadar etkili bir stoper olduğu... Bir önemi de yok zaten sahada oynanan futbolun, bu toplumsal linç karşısında...

Fenerbahçe ve Fenerbahçe’li zor bir süreçten büyük bir olgunluk, dirayet ve dirençle geçiyor... Kimsenin tahmin bile edemediği bu büyük birliktelik, 2.Harrington Kupası’nı da getirecek Fenerbahçe’nin tarih müzesine... Fenerbahçe’yi Fenerbahçe yapan ve diğerlerinden net olarak ayıran “kötü gün” dostluğunun ta kendisidir bu 7’den 77’ye...

Maç mı ? Evet Fenerbahçe 3-1 kazandı. Nerede eksik oynasa, nerede bir adamı koşmazsa onun yerine devreye giren büyük taraftarıyla birkez daha kazandı Fenerbahçe Kadıköy’de, hemde şikeee, şikeee...

13 Aralık 2011

Güzel mücadele, güzel goller, güzel sonuç




Her hafta, her gün, her maç “şimdi ne olacak peki” diye sorarak çıkıyor Fenerbahçe'li oyuncular maçlara. Bugün de tahliyeler var, stad cezası kalkanlar var gündemde. Fenerbahçe'de ise, bırakın tahliyeyi, tercüman Samet'in bile stadlara giriş yasağı daha kalkmadı. Gel de, böyle ortamlarda her hafta eleştirilerek maçlara çık ve oyna. 15 maç'ı geride bıraktı kanarya ve arkasına rüzgarı almış ezeli rakibi ile birlikte ligin zirvesini koruyor hâlâ inatla...

Geçen hafta'nın kadrosunun neden hepimizi şaşkına çevirdiği, bu hafta çıkan 11'in maça başlama hızından da anlaşılıyordu. Christian ve Bienvenu'suz Fenerbahçe disiplinli, dinamik ve dikine bol pasla rakibi şaşkına çevirdi ilk yarıda ve müthiş paslaşmalar yaptı. 5 net gol pozisyonundan en zor olan 1 tane'yi Güiza'vari bir vuruşla Semih gol yaptı...

Özellikle ilk yarı harika paslaşmalar seyrettik takımda. Yine ligin açık ara en çok pas yapan takımı özelliğini korudular. Fakat bugün daha dikine oynamayı başardı Fenerbahçe. Bunda kesinlikle Christian'ın kadroda olmamasının ve takımda Stoch'un olması etkendi...

15 maç geride kalırken bugün yeni bir transferi de vardı Fenerbahçe'nin. Yarın da sakallarını kesmezse savcı'nın Hizbullah'la ilişki kurmasından korktuğumuz Serdar Kesimal'di bu oyuncu. Nihayet kadroya girdi Serdar ve hiçte fena gelmedi Bilica'yı seyretmiş bizlere...

Bugün özellikle Yobo'ya parantez açmak gerek; sezon başından beri devamlı değişen partnerlerine rağmen Türkiye'deki tüm stoperlere örnek olacak bir performans sergiliyor. Umarım sezon sonu herşey yolunda gider de, Yobo'nun bonservisini de alırız...

Maçın kahramanı kimdi ? Seçmek zor. Yobo'nun liderliğini yaptığı defans çok iyiydi. Kalede Volkan, Ömer'in bir kafasını müthiş çıkartıp takımın direncini ayakta tuttu. Gökhan Gönül eski Gökhan'dan sinyaller verdi. Bir top çıkarttı bir asist yaptı. Emre orta alanda çok yaratıcıydı. Stoch maçın adamı sayılır; devamlı aradı, araştırdı vurdu aldı verdi attı. Takımın en çok ve en güzel şut atan adamı. Stoch'un attığı tüm goller hep güzel oluyor...Bu adam bu takıma çok yakışıyor... İleride Semih. Umarım geri dönüşü olur bu maç. Attığı gol Semih'in gerçek kimliğini ortaya koyan güzel bir goldu. Aykut Hocam'a selam, Bienvenu Semih diyorum yeniden...

Sonuç olarak, derbi bitti derdi'ni yaşamadı Fenerbahçe ve belki de asıl mücadele yeni başlıyor şimdi. Haftaya, Pazar günü Galatasaray'a karşı son derece ruhsuz oynayan Trabzonspor'la çok önemli olan bir maç var. 15 haftadır Fenerbahçe'nin şampiyonluğuna halel getirmeye çalışan Trabzonspor'u yeşil sahada görmek isteriz...

Biz taraftarlar hazırız, bekliyoruz...